Psikiyatristlere müracaat eden bazı yetişkinlerin hikayesi şöyledir: "Bir dönem çok enerjik oluyorum, uykusuz olsam bile tükenmiyorum, kafamda sürekli yeni planlar var ve bir anda her şeyi yapabileceğimi düşünüyorum; ancak sonraki süreçte enerjim birdenbire kesiliyor, haftalarca hiçbir şey yapmak istemiyorum ve yataktan çıkamıyorum..." İşte bu sıradan bir "kararsızlık" veya "dengesizlik" tablosu değil; tıp biliminde nörobiyolojik olarak incelenen İki Uçlu (Bipolar) Duygudurum Bozukluğu'nun klasik öyküsüdür.
Bipolar Bozukluk Nedir?
Bipolar bozukluk, kişinin ruh hali ve enerji seviyelerinde uç noktalar olan coşku (mani) ve çöküş (depresyon) atakları yaşamasına sebep olan klinik psikiyatrik bir hastalıktır. Bu dalgalanmaların ortaya çıkış şekli ve şiddeti kişiden kişiye değişebilir.
Bipolar bozukluk kimlerde görülür?
Genellikle ilk belirtilerini genç yetişkinlik çağında göstermeye başlayan bu durum, genetik biyolojik yatkınlığı bulunan bireylerde çeşitli çevresel streslerle ve uyku sorunlarıyla tetiklenebilir.
Bipolar hastalık kalıtsal mı?
Klinik araştırmalar, birinci derece yakınlarında bipolar bozukluk veya majör depresyon öyküsü bulunan kişilerde bu durumu geliştirme riskinin daha yüksek olduğunu işaret etmektedir.
Geçmişteki adıyla "Manik Depresif Hastalık" olarak bilinen Bipolar Bozukluk, kişinin enerji seviyesinde, zihinsel hızında, muhakemede ve ruh halinde sıradan veya olağan dalgalanmalardan çok daha keskin, şiddetli zıtlıklar (uçlar) yaşamasına neden olan beyin temelli tıbbi bir hastalıktır. Hastanın ruh hali haftalar ya da aylar boyu bir "taşkınlık ve yüksek enerji" periyodu ile, "tam bir çöküş (depresyon)" dönemi arasında devir daim halindedir. Bu geçişler nadiren kısa aralıklı olabilirken genellikle belirgin denge değişimleri ile tariflenir.
Bipolar Bozukluk İle Depresyon Arasındaki Fark
Çoğu birey doktora çökkünlük devresinde gittiği için sıklıkla sadece "Depresyon" tablosu görünür. Halbuki klasik bir majör depresyonda kişi hayatı boyunca genellikle bu çökkünlüğü ya da nispeten normal bir rutini yaşar. Oysa Bipolar yapıda kişi, o karanlık dönemden çıkıp bir noktada kontrolünü kaybedecek denli, özgüven ve coşku patlaması yaşadığı bir döneme girer.
Psikiyatri alanında bu noktada yapılan bireysel uzman değerlendirmesi hayati derecede mühimdir. Eğer hastanın enerji artış öyküsü fark edilmeden salt çökkünlük tedavisi yapılandırılırsa, bu durum beyni karanlıktan sadece aydınlığa değil; en uca, yani "patlamaya" (maniye) itebilir. Hastalık teşhisinin ayrımı doğrudan bir doktor gözetimine aittir.
Mani Dönemi Nedir?
Mani dönemi bipolar duygu durumunun ilk ucu (high / yüksek) olarak bilinir. Ancak, çoğu film veyahut kulaktan dolma bilgi bu tabloyu sadece bir "aşırı mutluluk ya da hazzın doruğu" gibi yansıtarak büyük bir hataya imza atar. Klinik açıdan mani evresi romantize edilmeyecek kadar ciddi bir zihinsel sapmadır. Kişi uyumadan günlerce idare edebiliyorum der, beyni adeta aşırı hızlı çalışan bir motora dönüşür ve sonunda freni (muhakemeyi) patlatır. Kararları akıl süzgecinden kopar.
Hipomani Nedir?
Hipomani de tıpkı mani gibi bir enerji ve duygu yükselmesi dönemidir ancak klinik boyutta maniden daha hafif seyreder. Hasta çoğunlukla enerjik, yaratıcı, çok konuşkandır ve az uyumasına karşın kendini mükemmel hisseder.
Bu süreç o kadar "hoşa giden, üretken ve çekici" gelir ki, birey veya çevresi bir hastalığın işareti olduğunu genelde anlamaz ("Çok çalışkan oldu", "Acayip başarılı ve sosyal"). Ne yazık ki hipomaninin sonu da er ya da geç yorgun beynin iflas etmesi ile büyük depresyon duvarına çarpmakla sonuçlanmaktadır.
Depresif (Çökkünlük) Dönem
Bipolar hastalığın ikinci ve genelde en yıkıcı ucudur. Coşku ile adeta stratosfere çıkan zihnin motoru yanar ve hasta yere çakılır. Beyin artık hiçbir uyaranı alamaz, sevinemez. Daha birkaç hafta önce her şeyi başarabileceğine inanan o karakter gider; yerine yataktan çıkmaya bile mecali olmayan, umutsuz bir birey gelir. Bu düşüş, bedensel hareketlerin yavaşlamasına dek varabilen biyolojik bir "pilin bitişi" anıdır.
Mani Döneminde Görülen Belirtiler
Bir hastada manik tablonun ortaya çıktığı sırada karşılaşılan ana psikiyatrik unsurlar şunlardır:
- Uyku İhtiyacında Azalma: Sadece 2 saat uyuyarak bütün gün koşuşturmak ve zerre yorulmamak.
- Savruk / Dürtüsel Harcama: Gereksiz yere evler, arabalar almak, hiç düşünmeden tüm birikimi bitirme hissi.
- Büyüklük Hezeyanları (Grandiözite): Çok özel, dünyanın en zeki, en güçlü (bazen dini elçi) hissetme, aşırı ve abartılı özgüven.
- Basınçlı Konuşma (Logore): Susturulamaz biçimde çok hızlı, konudan konuya atlayarak konuşmak (Zihindeki hız ağızdan taşar).
- Dürtü Kontrolsüzlüğü: Riskli ilişkiler ve sınırları aşan olağandışı sosyal cesaretler.
Depresif Dönemde Görülen Belirtiler
Hastanın mani sonrası girdiği "kış uykusu" periyodunda ise şu klinik unsurlara rastlanır:
- Yoğun Çökkünlük: Gün boyu ve haftalar süren derin, anlamsız bir melankoli, ağlama hisleri.
- Kaybedilen İlgi: Daha evvel heyecanlandığı (hatta mani döneminde taparcasına sevdiği) hobilere veya eşine/işine dair sıfır hissiyat (Anhedoni).
- Enerji Tükenmesi: Duş almak veya yatağı toplamak gibi en ufak eylemin dağa tırmanmak gibi zor gelmesi.
- Odaklanma Sorunu: Karar verememe, dikkat eksikliği ve ölüm düşüncelerinin zihni yoklaması.
Bipolar Ataklar Ne Kadar Sürer?
Bipolar atakların uzunluğu ve şiddeti hastanın durumuna ve klinik sürecine göre kişiden kişiye değişebilir. Manik (taşkınlık) dönemler genellikle haftalar boyunca devam ederken, depresif ataklar çoğunlukla aylarca sürme eğilimi göstermektedir.
Bipolar mani evresi biter mi?
Evet, manik epizodlar sınırsız değildir ve eninde sonunda yatışır; ancak uzman bir klinik izlem olmadığında yüksek ihtimalle çok ağır bir majör depresif döneme çırpınış gerçekleştirir.
Ötimi (sağlam) dönem ne kadardır?
Uzman psikiatrist hekim yaklaşımlarıyla sağlanan klinik ötimi (dengeli) dönemi, başarılı bir takip altında yıllarca devam ettirilebilir ve hastanın yaşam kalitesi korunabilir.
Klinik süreç tıbbiyede net rakamlarla ölçülemez çünkü genetik miras ve yaşam stili farklıdır. Düzenli bir atak süreci belirtmeden şöyle tariflenebilir: Seyir kişiden kişiye değişebilir. Mani dönemleri genelde haftalarca sürebilirken, ardından gelen depresyon (eğer araya normalleşme periyodu girmişse ya da hemen düşmüşse) çok daha yayılan aylarca süren bir evre şekline bürünebilmektedir.
Bipolar Bozukluk Günlük Yaşamı Nasıl Etkiler?
Düzenli ve olağan bir yaşam için bireyin duygu durum dengesi "orta bir bandol" üzerinde akmalıdır. Oysa bipolar yaşayan bir zihinde bu bandol sürekli genişleyen yaylar gibi sarsılır. Hastalığın teşhis edilmediği tablolarda kişi sürekli huysuzlanan, güvenilmeyen ya da "Ne yapacağı hiç belli değil" diye dışarıdan etiketlenen dengesiz bir kalıba sokulur ve hayat potansiyelini tüketir.
İş Hayatında Bipolar Tablo
Bipolar evrelerinin en ağır zararı ekonomik ve kariyer yönetimi alanındadır. Mani evresindeki kişi ansızın şirketini satabilir, işyerinde yöneticisine veya çalışma arkadaşına abartılı hakaretlerde bulunarak anında kovulacak hatalar (patlamalar) yaşayabilir. İşini o kadar kusursuz görür ki takım uyumunu ezer geçer. Çökkün olduğu evrelerde ise tam tersi; iş yerindeki sorumluluklarına ayak basamaz, sürekli izin alır. Bu sürdürülebilirlik kopukluğu; istihdam yapısında büyük gedikler doğurur.
İlişkilerde Bipolar Dönemler
Evlilik veya uzun soluklu bir ilişkiler bütünlüğünde, bipolar partnerin "fırtınaları" eşin omzuna ciddi bir yıpranma (tükenmişlik) bindirir. Dürtüsel zamanlarında girdiği sosyal savurganlık, öfke patlamaları veya mantıksız kararlara karşı çıkan eşi "düşman / beni engelliyorsun" olarak kodlar. Bütün bu yapılar ilişkinin temel taşlarını yıkıma uğratır.
Bipolar ve Anksiyete İlişkisi
Karmaşık (mix) dönemlerde veya bipoların yapısal işleyişinde arka planda genellikle çok ciddi bir yaygın anksiyete (korku ve telaş) tablosu yatar. Kişi geleceğinden korkar, hasta olduğunun bazen bilincinde olarak kendi zihninden (acaba yine o fırtınalı güne mi giriyorum diyerek) korku duyması çok net bir psikiyotrik haritadır.
Bipolar ve Panik Atak İlişkisi
Çarpıntı, ani bir kalp krizi geçiriyormuş hissi gibi bedensel alarm veren panik atak bulgularının, bipolar bozukluğa sahip vakalarda daha sık tetiklenebileceği gözlenmektedir. Biyolojik dalgalanma o kadar güçlüdür ki, vücudun sempatik sinir sistemi kolaylıkla paniğe doğru savrulabilir. (Klinik komorbidite - beraber seyreden durumlar).
Ne Zaman Psikiyatri Değerlendirmesi Düşünülmeli?
Eğer yukarıda sayılan "aşırı canlanma - anlamsızca çökme" zıtlığını hayatınızın belli periyotlarında net biçimde gözlemliyorsanız veya yakın çevreniz size "eskisi gibi değilsin, bir durgunsun bir coşkulusun" diyor ise bu durumu tek başına üstlenmeyin. Ayrıca obsesif (istenmeyen takıntılı) eforların dahi zemininde yatan kimyasal değişimler hekim nezaretinde ele alınır.
Ankara Eryaman’da Bipolar Değerlendirme Süreci
Ankara Eryaman'da, Etimesgut ve Batıkent havzasındaki erişkin psikiyatri hastalarına kapısını aralayan Uzm. Dr. Abdullah Maraş, bipolar bozukluğa dair o zorlu dönemeçleri tıbbi bilimin izin verdiği metodoloji ile (bireysel değerlendirme / psikiyatrik görüşme ile) değerlendirmektedir.
Unutulmamalıdır ki, bipolar "garanti tamamen sökülüp atılır" veya "%100 başarıyla bitecektir" gibi sahte reklam söylemleriyle değil, alanında güvenilir psikiyatristlerin uyguladığı dalgalanmayı koruyucu yaklaşımlarla (farmakolojik planlamalar) yatıştırılır. Uzm. Dr. Abdullah Maraş / Ruh Sağlığı Kliniğindeki uzman değerlendirmesi, zihninizdeki bu dalgaları güvenli bir limana oturtmanızı amaçlayan, gizlilik ve saygı odaklı klinik bir kapıdır.
Sık Sorulan Sorular
Dalgaların Hayatınızı Savurmasına İzin Vermeyin
Aylarca süren tükenmişliğinizi ya da sizi hatalara iten o sahte enerjinizi Ankara Eryaman'daki kliniğimizde uzman hekimle yapılandırarak değerlendirin.
Bireysel Görüşme Randevusu →