112 kayıtları ve Acil Servis triyaj gözlemlerinin neredeyse vazgeçilmez bir bölümü; sedye üzerinde rengi gitmiş, terler içerisinde ancak klinik monitörlerde (Ekg vb) fizyolojisi tamamen sağlam olan bireylerdir. Onlara kalp krizi ekarte süreci arayışlarından sonra "Size hiçbir şeyiniz yok" (Siz sadece panik oluyorsunuz, kalpte hasar yok anlamında) denilmesi o ölüm korkusunu yaşayan hasta için tam bir ikilemdir. Peki panik atak (krizinin) kendisi o an organlara direkt hasar verip, bireyi nefessizlik veya kalp iflası ile ölüme taşıyabilir mi?
Ölüm Korkusunun Fizyolojisi (Neden "Ölüyorum" Sanırız?)
İnsanın evrimsel beyni ("Amigdala" - tehlikeyi algılama radarı), gerçek bir avcı (bir ayı vb.) gördüğünde veya yanlışlıkla tamamen hayali (sanal/psikolojik) bir tehdit alarmı yarattığında ayrım yapmaz. Sisteme "Acil Kaç" (Savaş / Kaç tepkisi) emri verir.
- Adrenalin salgısı maksimuma patlar.
- Kalp, bedeni kaçmaya hazırlamak için kaslara oksijen (kan) fırlattığından o kadar hızlı ve sert vurur ki göğüs kafesinde sızı/basınca (Atak Belirtilerine) yol açar.
Lakin bedenin karşısında "kaçacak bir hedef" (bir yılan vs) yoktur. O an asansördedir veya uyuyordur (gece uykudan çarpıntıyla uyanma durumu). Bu denli devasa, ama anlamsızca gelen yüksek dozdaki kalbin eforu ve soluksuz kalma hissi beyince sadece tek bir şekilde yorumlanır: "Vücudum kendiliğinden iflas ediyor, o halde ölüyorum!"
Neden Çıldırmış, Delirmiş Gibi Hissederiz? (Aklımı Mı Yitiriyorum?)
Ölümün yanı sıra diğer bir büyük korku çıldırma / aklını yitirme yanılsamasıdır.Dakikalar geçmek bilmediği o kısacık zaman zarfında; sistemin merkez siniri adrenalinle o denli kitlenir ki beyin, etraftaki normal dünyayı (masayı, arkadaşı, yolu) silik ve uzak (derealizasyon) gibi algılatır. "Ben artık beynime hükmedemiyorum, bağırıp çağırsam kontrolümü kaybedeceğim" kaygısı, korkunun çaresizliğinden doğar. Atak asla sizi kalıcı bir şizofreniye ya da akıl hastasına çevirmez; bu sadece korku temelli aşırı uyarılmadır.
Boğulmaktan Ya da Havasızlıktan Ölür Müyüm?
Asla. Kendinizi "Nefes alamıyorum sanıyorum" derken yakaladığınız o anda gerçekleşen tam tersidir: Çok fazla ve çok hızlı (hiperventilasyon) nefes almışsınızdır. Kandaki Oksijen ve Uyku CO2 dengesinin hızla değişmesi kaslarda kasılmaya (kramplara ve boğazda bir yumru düğüme) sebebiyet verir. Nefes alsanız dahi ciğeriniz zaten şiştiği için sanki soluk içeri girmiyor yalanını (boğulma hissini) yaratır.
Panik Atak (Doğrudan) Öldürür mü?
Eğer kişinin atakta iken organik bağından veya arka zeminden kalbine ait bir koroner damar (krizi) veya iskemisi yoksa;
Hayır, bir panik atağın kendisi (sadece adrenalin ve hatalı korku olduğu için) insanı kalpten ya da başka bir organdan VURARAK ÖLDÜRMEZ. Kaslar yorulur, sürekli kaygının yıkım ve depresyonuna (tükenmişliğe) sürüklenebilir (çökkün tablo), lakin doğrudan bir yaşam sonlanmasına giden ölüm nedeni tıp istatistiklerinde o anda yoktur.
Erken Önlemin Hayati Anlamı: Eryaman Psikiyatrist Değerlendirmesi
Peki bedeninizi öldürmüyorsa neden destek almalısınız? Çünkü ruhunuzu ve özgürlüğünüzü (yaşamı) sömürerek öldürür. Beklenti kaygısıyla (ya yine "ölecekmişim" hissi yaşarsam korkusuyla) yıllarca aynı eve mahkum, sevdiklerinden uzak (toplum içine çıkamayan/agorafobik), araba süremeyen ve bitkin insanlar yaratır.
Ankara Eryaman (Altay Mh.) ile Etimesgut dolaylarındaki kliniğimize Acil / Kardiyoloji kapılarından umutsuzca ve korkuyla (panik atak değerlendirme süreci arayışıyla) elinde temiz tahlil kağıtlarıyla gelen danışanların o görünmez yüklerini uzman psikiyatrist konsültasyonu ile omuzlarından almak mümkündür. Uzm. Dr. Abdullah Maraş, bedenin verdiği bu "ölüm / çıldırma" yalanının kırılması ve beynin eski dingin ritmine geçebilmesi için bireye özgü bilimsel ve farmakolojik süreç rotasını çizmektedir.
Sık Sorulan Sorular
Bu Dehşet Verici Korkuyla Tek Başınıza Devam Etmeyin
Eryaman kliniğimizdeki psikiyatrist değerlendirme seansıyla bu endişeli ölüyorum döngüsünü irdeliyebilir, profesyonel olarak bu kaygıyı sınırlandırabilirsiniz.
Randevu Menüsü →