Sürekli Erteleyen Beynin Döngüsü
İlerleyen yetişkinlik dönemindeki danışanların en sık söylediği şudur: "Aylardır beklettiğim o devasa evrak yığınını; teslime 2 saat kala ölüm korkusuyla yarım saatte bitirdim." Buna tıp litertüründe veya popüler kültürde "Procrastination" (sürekli erteleme) denmektedir. Bu erteleme davranışının, kişinin karakterinin "umursamaz" tarafı ile veya irade meselesi ile klinik açıdan çok büyük bir ayrımı vardır.
Neden Tembel Değilsiniz?
Eğer tembel bir insan olsaydınız, o görevi masanıza hiç getirmez veya o evrakların birikmesinden, faturaların zamanında ödenmemesinden en ufak zihinsel rahatsızlık duymazdınız. Ancak Erişkin DEHB olan ve sırf biriken işler gözünde büyüdüğü için yapamayan (başlayamayan) birey; bütün bir hafta sonunu dışarıda kahvesini içerken bile "Orada bir iş var, Allah kahretsin ki bunu yapmam lazım, neden yapmıyorum, saniyeler akıyor" stresiyle (kortizol seli) yaşar. O işten, hiç başlamamış olması beyninde duruma son derece hakim, muazzam bir içsel ıstırap barındırır.
"Başlama Şalteri" Biyolojik Olarak Nasıl Bozulur?
Normal çalışan bir erişkin beyninde (Frontal korteks), o iş bittiğinde yaşanacak ferahlanma veya gelecek takdir gibi uzun vadeli hedefler; bir dopamin ödülü sağlayarak vücudu "başlatma" görevine ikna eder.
DEHB belirtileri çerçevesinde, yani dopaminin uyanış sisteminde bozukluk yaşanan o hastanın zihninde ise şu kurgu vardır: "O işi yapsam da o kadar uzak ki ödülü, bana o tatmini şu an vermiyor." Bu yüzden zihin başlama motoruna bir damla dahi yakıt akıtmaz.
- Sonrasındaki pişmanlık "Ah keşke yapsaydım" demez.
- Beyin dopamin arar; dolayısıyla hemen anlık tatmin verecek olan "Telefonda Youtube izleme" ya da "Mutfağı dip köşe (ihtiyaç yokken) temizleme"ye kaçar.
- Bu eylemlere de "Zaten ben hep bahaneyle yapıyorum" teşhisini kendisi koyar ve hastaya çökkünlük (depresyon) tohumları eker.
Son Saat Zirvesi: Neden Hep Başarıyorsunuz?
Yetişkin hastanın DEHB alt perdesinde "Sürekli Erteliyorum ama yine de yetiştiriyorum ve işe yarıyor" fikri tamamen bir zehirlenmedir. Nörobiyolojik olarak hasta; 1 hafta sonra teslim edilecek bir işin stresini, son bir gün kalıncaya dek (beyin için bu süre tehlikeli değildir) ertelemeye iter.
Son 24 saatte ise beynin panik merkezi (amigdala), adrenalin (korku) basarak durumu adeta "araba çarpmasına saniyeler kalmışçasına" biyolojik bir felaket veya mesleki kovulma hissi yaratır. O adrenalin ile dopaminerjik reseptörler de birleşince kişi aylar boyunca gösteremediği o "mucizevi çalışma motorunu" son 4 saatte sergiler ve işlenmesi bir efsane olacak derecede projeyi bitirir.
Bu Kısa Dönemli Başarının Klinik Bedeli Nedir?
Vücudunuz mesleğinizdeki tüm evraklara bir "Ayı saldırısı" gibi adrenalinle yanıt veriyorsa bunun bir yerde biyolojik ve fizyolojik hesabı keseceği kesindir:
- Çok yoğun bir kalp yükü (aşırı kahve içmek ve panik hali),
- Aklın sürekli "bir şeyler kaçırdığı" zannıyla, durduk yere gelen panik atak (krizleri)
- Bireyin her defasında partnerine verdiği sözleri "büyüklüğü yüzünden erteleyip" evliliğini (boşanmaya dek) sabote etmesi,
- Sosyal çevresini, arkadaşlarını ve güvenilirliğini zedelemesi (Hep iptal eden adam).
Kaçınılmaz Anksiyete Düğümü
Bir işe her başladığınızda o iradesizlikle boğuşup "Yine son ana kaldı, ben iflah olmam" demeye başlamak, klinik anksiyete (kaygı bozukluğu) havuzunun en geniş damlasıdır. Zamanla "Zaten başaramayacağım" deyip hasta o projeden kaçınmaya (hiç başlamamaya) yani terfisinden (geleceğinden) veya ikili ilişki randevusundan tamamen geri çekilmeye döner.
Ankara Eryaman’da Çözüm Ne Değildir?
Size hekimliğin ötesindeki koçluk seanslarında, popüler kitaplarda verilen "Zamanınızı beşe bölün, ufak ufak tik atın, renkli post-it kağıtları alın" öğütleri aslında sizlerin bir Erişkin DEHB bireyi olabileceğiniz için "Hiçbir zaman asla tutmayacaktır." Zaten o renkli kağıtlara onu yazıp uygulamaya koyacak olan ön kontrol yetiniz bozuktur.
Olayın çözümü beynin o nörobiyolojisine (yapısal tablosuna) profesyonelce girmekle (kısacası tıp ile) başlar. Ankara, Eryaman’da, yetişkin hastalarla bireysel psikiyatrik görüşme süreçleri yürüten Uzm. Dr. Abdullah Maraş; o "iradesiz" denen tabloları farmakolojik ve medikal strateji planlarıyla bertaraf etmeyi misyon edinmiştir. "Bireysel değerlendirme" olmaksızın alınacak internet taktikleri ve tavsiye telkinleri sizi son buluma değil, başarısız denemeler zincirine sürükler. Unutmayın, bu tablo tembellikten ziyade tıbbiyede "DEHB Erteleme (Organize olamama) döngüsüdür" ve tedavilere/müdahalelere olan klinik yanıt kişinin durumuna göre, belirtilerin kişiden kişiye değişebilen seyri gereği değişiklik arz edecektir.
Sık Sorulan Sorular
Sizi potansiyelinizin ve mesleğinizin son saniyelerine kadar süründüren "hemen her işi kaçırma" döngüsünden kurtulmak için Ankara (Eryaman) ruh sağlığı ofisimizde hekiminize erişim şansınız mevcut.
Klinik Değerlendirme Adımları →