Psikiyatri odalarında, dünyanın belki de en zararsız, en şefkatli insanları karşı koltuğa geçer ve gözyaşları içinde o derin saklı sırlarını verirler: "Aklından öylesine vahşi, öylesine korkunç şeyler geçiyor ki; kendi çocuğuma veya eşime zarar vermekten korkuyorum. Acaba ben kötü bir insan mıyım, potansiyel bir katil yattığı için mi içimde bunları düşünüyorum?"
1. Klinik Durum: Zarar Verme Niyeti Asla "Yoktur"
Yanıt, tıbbın ve nöro-biyolojinin en net konularından biridir. Hayır, siz zarar verme isteği ("eylem niyeti") duymuyorsunuz. Tam aksine sizin yaşadığınız şey obsesif kompulsif bozukluğun (OKB'nin) en dramatik tiplerinden biri olan Harm OCD (Zarar Verme Obsesyonu)'dir.
Bu durumdaki birey:
- Zihne düşen dürtüleri ASLA istemez. En büyük ızdırabı ("Bu düşünceye nasıl sahip olabilirim") suçluluğudur.
- Düşüncelerden öylesine dehşete kapılır ki, çoğu an anlık panik atak (krizi) yaşayacak gibi ağır bir kaygı (anksiyete) eşiğine vurur.
- Gerçek bir cani, içinden geçen vahşetten keyif alır ya da eylemi planlar. OKB hastası ise, bundan kaçınmak için o an aklını (kontrolünü) yitireceği korkusuyla evdeki tüm sivri aletleri saklar.
2. Kontrolü Kaybetme Fobisi
Aslında beynin "gerçekleşme ihtimaline karşı" ürettiği bu yoğun alarm hali, kişide kontrolünü tamamen yitireceği kaygısını doğurur. Ancak bu tür düşünceler kişinin istemediği ve kendisini rahatsız eden düşüncelerdir. Literatürde bu düşüncelerin eyleme dönüştüğü bir vaka döngüsü bulunmamaktadır. OKB'li bireyler eylemde bulunmaktan çekinir ve kendisini, çevresini korumaya yönelik aşırı hassasiyetler geliştirirler.
3. Yıpratıcı Savunmalar: Kaçınma Süreçleri
Elbette bu korkunç görüntüler o kadar gerçek gibi gelir ki ("Ya yaparsam"), kişi son çare olarak kompulsiyon (savunma) geliştirir:
- Gizleme: Tüm meyve bıçakları, iğneler, makaslar çöpe atılır. Evdeki ilaçlar kilitlenir (Ya gece kalkıp içirirsem/içersem, camdan aşağı atlarsam).
- Kontrol ve Soyutlanma: "Şu an göz bebeklerim büyüdü mü? İçimde ona karşı bir öfke kırıntısı var mı?" gibi sürekli kendini test eder. En acısı, zarar vermemek için sevdiği çocuğu kucağına (fobik düzeyde kaçınarak) aylarca almaz. (Klinik OKB Belirtileri Döngüsü)
Birey toplumdan öylesine soyutlanır, öylesine sessiz kalır ki ("ben dışarı çıkmamalıyım sorunluyum" diyerek), işin ucu mutlak bir OKB’ye eşlik eden depresyon belirtileri tablosuna değin uzanabilir.
4. Nasıl Yaklaşmalısınız? ("Acaba?" ile Savaşmayı Bırakmak)
Bilinmelidir ki, beyninizde bu sahnelerin yanıp sönüyor olması, beynin elektrik-kimyasal iletimindeki hatalı uyarı şemasından ibarettir. Zaten karakteriniz için çok değerli ve aksi uçta olduğu için amigdalanız bu konuyu bulup size musallat etmiştir (bkz.Dini inanç sahiplerinin dini obsesyonlara tutulması gibi).
Bu zihinsel döngü sizin kaderiniz değildir. Düşünceyi "Düşünmeyeyim" diye sansürledikçe (baskı oldukça) beynin korkup o düşünceye odaklanacağını bilmeniz gerekir. Ankara Eryaman (ve çevre Etimesgut bölgesi) ikametgahında, yetişkinlerin gizli ızdırabı olan bu "istemsiz dürtü ve kontrol obsesyonları"; Uzm. Dr. Abdullah Maraş Psikiyatri Kliniğinde etik gizlilik ve bilimsel anlayış (nöro-psikiyatrik) eşliğinde klinik değerlendirmeye alınır.
Seanslarda uzman psikiyatristinizle "Bu benim düşüncem değil, hastalığımın gürültüsü" ayrımı yapılandırıldığında, hedeflenen şey (ilaçlar ve/veya güven teşkil eden muayenelerle) beynin o tehlike alarm şalterinin indirilmesidir. Tablonun iyileşme boyutu elbette kişiden kişiye değişebilir fakat tıbbi yol sizi o korkunç utanç duygusuyla yıllarca izole yaşamaktan kurtaracak anahtardır.
Sık Sorulan Sorular
Zihniniz Sizi Acımasızca Yargılamasın
Eryaman Altay Mahallesi kliniğinde; sizi insanlıktan çıkaracakmış gibi gelen o düşüncelerin (aslında sadece yanlış çalan OKB sinyalleri olduğunun) takibini psikiyatrist hekimimizle yapın.
Psikiyatri Ön Görüşmesi Al →