Asıl Neden: Kendini Güvende Hissetmeyen Beyin
İnsomnia (Uykusuzluk) hastalarının bir kısmı yatağa girerkenuykuya dalamama sorunundan şikayet ederken, asıl ve bir diğer çok yaygın ama şiddetli tür "Terminal İnsomnia" (Sabah erken uyanıp tekrar uykuya asla dönememe) tablosudur. İnsan beyni; tam uykusunun en derin ve rüya (REM) evresindeyken, kişinin kendi kendini "Hiçbir amacım yok", "Her şey çok kötü" diye kodlanmış 03:00 uyanışlarında boğması, psikiyatrinin kırmızı çizgisidir.
Eğer bir kişi akşam televizyon izlerken hiçbir sorunu yok gibi görünüyor; fakat sabaha karşı gözleri "Kederli" bir uyanıklığa (cin gibi) açılıyorsa ve o gün işe gitmek / yaşamak için hiçbir umut kırıntısı bulamıyorsa; psikiyatri bilimi buna "Sabahları kötüleşen melankolik tipteşiddetli majör depresyon işareti" diyebilir.Gece sık uyanma sorunu gibi parça parça değildir, kişi bir uyanır ve o uyku ona o gece tamamen (acı vererek) sonsuza dek kapanır.
Kortizolün Erken Zil Çalması
Vücudumuzda bizi sabahları doğal olarak yataktan kaldıran Kortizol isimli bedeni çalıştıran (faydalı) bir hormon uyandırma servisimiz vardır. Sağlıklı insanda sabah saat 07:00'lerde salınır.
- Ancak ağır depresyon ve Anksiyete hastasında bu hormon yapısı felç edilir; zihin 03:00 - 04:00 bandında kişiyi adeta Savaş uyanışı (korku) ile sıçratarak yataktan kalk diyebilir.
- Zihin bir defa bu alarmını verdiyse; sistem bütün kapılarını açıp "Neredeydi o dertlerim? Şunları düşüneyim de kendime sabah 06:00'ya kadar eziyet edeyim" döngüsüne saniye saniye teslim edilir.
Yaşlananların Gündelik Tesellisi ve Tehlikesi
İleri yetişkinlikteki 50-60 yaş bandındaki ebeveynler, bu erken sabah uyanışını sıklıkla "Ben artık yaşlandım, yaşlılar az uyur" gibi kendi kendine "Tıbbi teselli (geçersiz olan)" bir mazeretle üstünü örter.
Oysa, uyanıldığındaki o kalp ağrıları, anlamsızlık, "Sabah olsa da ne yapacağım sanki dünyada" feryadı, o yaşlıların ruhlarındaki yıkımın en bariz habercisidir. Hele ki; eski gençlik yıllarındaki uykuyu geri getireceğim diyerek yatakta inatlaşıp acı çeken bireyler, farkında olmadançok derin uyku bozukluğu girdaplarınakendi elleriyle batmaktadır.
Bir Daha Dalar Mıyım? (Kaygı Döngüsü)
Hasta, uyanıp saate (04:00) baktığında ilk tepkisi; "Eyvah, yarın işte o kadar toplantım var ama yine uyanık kaldım, beynim çöktü" şeklinde çok haklı bir bedensel feryatlardır. Bu panikle beraber vücuduna zaten ekstra bir panik (kaygı sarmalı) pompalanır ve o "uyuyan" beyni "uykusuz" tutan tek gerçek; bu uykusuzluğu dert ederek kendisini "zorlayan" hastanın ta kendisi haline gelir.
Çözümün Asıl Anahtarı: O Tavanı Değil, Yüzleşmeyi Seçin
Eryaman’da Uyku bozuklukları değerlendirme (psikiyatrist) sürecimizkapsamında (Uzm. Dr. Abdullah Maraş eşliğinde), hastalara sadece reçete veya bitki çayı ile "geri sızlamaları" değil, asıl meselenin uykunun uyanması değil, "beyninin içindeki yangının (ve korkunun)" tespit edilip de söndürülmesi gerektiği (Kişiden kişiye değişebilir seyirlerle) birebir tahlil ve tedavi formülüyle ilerletilmektedir.
Eğer siz de gününüzün en sessiz (rahatlanılacak) bölümü olan o saatleri, tavana bakarak "Keder ve anlamsızlık okyanusunda" geçiriyorsanız; derhal klinik bir adım atmalı, uyku nörobiyolojisinin ve psikiyatrisinin uzman elinde çözüme ulaşmasını sağlamalısınız. Yetişkin (adult) değerlendirme zeminindeki o uykunun eski tatlı döngüsü; kendinize ve zihninizin tedavi/psikiyatrik görüşme ile regülasyonuna borçlu olduğunuz ilk mirastır.
Sık Sorulan Sorular
Sizi saat 04.00'te kaldırıp hayatın bütün anlamsız yükleriyle yüzleştiren o uykusuz saatlerin, gerçek medikal ve psikolojik köküne kliniğimizle erişim kurun.
Ruh Sağlığı (Randevu) Masası →